link

TOPlist

24 Kasım 2014 Pazartesi

Mhp Eskişehir İl Başkanı Adayı

MHP’de il başkanlığına ilk aday

Eskişehir'de Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) üyesi Cüneyt Kıran, Eskişehir MHP İl Başkanlığına adaylığını açıkladı.

24 Kasım 2014 Pazartesi 10:26
 MHP’de il başkanlığına ilk aday
 Eskişehir'de Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) üyesi Cüneyt Kıran, Eskişehir MHP İl Başkanlığına adaylığını açıkladı. Eskişehir'de önümüzdeki aylarda MHP'nin ilçe kongreleri ve ardından il kongrelerinin yapılacağı bildirildi.
 
Eskişehir'de önümüzdeki aylarda yaklaşan MHP İl Kongresine; MHP üyesi 37 yaşında Cüneyt Kıran, Eskişehir MHP İl Başkan Adaylığına, adaylığını açıkladı. Cüneyt Kıran, MHP camiasında sevilen ve tanınan kişi olduğu bilinmektedir. Cüneyt Kıran, Eskişehir MHP İl Başkanlığına adaylığı konusunda yaptığı açıklamada, '' Allah nasip ederse, bir yola baş koydum ve inşallah rabbimde nasip ederse MHP Eskişehir İl Başkan Adayı olmaya karar verdim. Erken diyen ve görevin çok ağır diyen oldu. Hatta gençsin, başaramazsın diyen oldu. Erken diyenlere; Fatih Sultan Mehmet Han'ın İstanbul'u fethini, görevin ağır diyenlere; Merhum Başbuğum Alparslan Türkeş'in 'Ülkücü olmak, çileye talip olmaktır' sözünü, Başaramasın diyenlere de;  MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'nin 'Sabır, sırat köprüsüne benzer. Geçmesi zordur ama sonu hayır, selamet ve güzelliktir' sözünü örnek verdim.  Rabbim izin verdiği sürece, yılmayacağım, yıkılmayacağım ve partimi daha ileri noktalara götürmek için çalışacağım. Eskişehir MHP İl Başkanı adayı olarak; partimi, Eskişehir'de kurduğum güzel yönetim ve kadrolarla daha ilerilere noktalara taşıyacağım ve başaracağım'' diye ifade etti.
RESİM ALTI: Eskişehir MHP İl Bakan Adayı Cüneyt Kıran görülüyor.

Eskişehir’de yaya geçidi üzerine aracını park eden bir vatandaş, yayalara zor anlar yaşattı.

Bunu da gördük

Eskişehir’de yaya geçidi üzerine aracını park eden bir vatandaş, yayalara zor anlar yaşattı.

24 Kasım 2014 Pazartesi 11:30
Bunu da gördük
 MUSTAFA KAPLAN 

ESKİŞEHİR (İHA) - Eskişehir’de yaya geçidi üzerine aracını park eden bir vatandaş, yayalara zor anlar yaşattı. 

Kızılcıklı Caddesi üzerinde, trafik ışıklarında bulunan yaya geçidi üzerine aracını park eden bir vatandaş, hem yaya hem de engelli yolunu kapatarak karşıdan karşıya geçmek isteyen insanlara zor anlar yaşattı. Bebek arabası olan bir çift kapanan yaya yolundan geçemeyerek trafiğin aktığı cadde üzerine yönelmek zorunda kaldı. Çevredeki vatandaşlar, bu tip araçların sık sık yaya geçidi üzerine park ederek kazaya sebebiyet verdiklerini söyledi.

Toplumsal Sorumluluğumuz Her Zamankinden Fazla

Toplumsal Sorumluluğumuz Her Zamankinden Fazla

Öğretmenler Günü dolayısıyla Vilayet Meydanı’nda düzenlenen törende İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı.

24 Kasım 2014 Pazartesi 11:42
Toplumsal Sorumluluğumuz Her Zamankinden Fazla
 Öğretmenler Günü dolayısıyla Vilayet Meydanı’nda düzenlenen törende İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı.

Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra güne ilişkin konuşma yapan İl Mili Eğitim Müdürü Necmi Özen, öğretmenler gününü kutladı. Özen, “24 Kasım’da öğretmenliğin şevk ve heyecanını bir kez daha yaşarken, mesleğimizin, yaptığımız işin sorumluluğunun bir kez daha farkına varıyoruz” dedi. Özellikle Fatih Projesi’nin hayata geçmesinden sonra teknolojinin daha da önem kazandığına dikkat çeken Özen, “Yeni neslin her türlü teknolojik yeniliğe yatkın olması, öğretmenlerin kendilerini yineleyen değil, yenileyen ve bu yenilenmeyi de sürekli ve zorunlu kılan bir anlayış içine girmesini gerekli kılmıştır” diye konuştu.

ÖĞRETMENLERİN AMAÇ VE SORUMLULUKLARI

Öğretmenliğin ve eğitimciliğin sadece okul ve sınıfın duvarlarıyla sınırlı olmadığını belirten Özen, şunları söyledi: “Öğretmenler olarak bugün toplumsal sorumluluğumuz her zamankinden fazladır, toplumdaki suç oranının azaltılmasında temiz ve dengeli bir çevrenin yaratılması, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yerleştirilmesi, hukukun üstünlüğüne inanılması, Cumhuriyet’in temel niteliklerinin benimsenmesi, hoşgörünün, nezaketin zarafetin bir yaşam biçimi haline getirilmesi biz öğretmenlerin temel amaç ve sorumlulukları arasındadır.”

SOSYAL İMKANLAR SAĞLANMALI

Öğretmenlerin ekonomik sorunlarının kesinlikle ve ivedilikle çözülmesi gerektiğine de dikkat çeken İl Milli Eğitim Müdürü Özen, şöyle konuştu: “Öğretmenlerimizin en önemli sorunlarından biri de sosyal imkanlar bakımından büyük sıkıntılarla karşılaşılmasıdır. Özellikle küçük yerleşim birimlerinde yeterli sayıda nitelikli ihtiyaca cevap veren başını sokacak değil, ihtiyaçlarını karşılayacak lojman ve hafta sonlarını, boş vakitlerini geçirecek sosyal tesislerinin olmamasıdır. Zor şartlarda görev yapan öğretmenler lehine iyileştirmeler yapılması gerektedir.”

RAHMET VE MİNNETLE ANDI

Müdür Özen konuşmasının sonunda emekli öğretmenlere şükranlarını sunduğunu ve ebediyete intikal eden meslektaşlarını da rahmet ve minnetle andığını ifade etti.

19 Kasım 2014 Çarşamba

Diyabetin nedenleri neler

Diyabetin nedenleri neler

Acıbadem Eskişehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Dinç 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle diyabet ile ilgili bilinmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu.

14 Kasım 2014 Cuma 09:56
Diyabetin nedenleri neler
 Acıbadem Eskişehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Dinç 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle diyabet ile ilgili bilinmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu. Dinç, “ Diyabet, yani şeker hastalığı ülkemizde ve dünyada son günlerde sayısı hızla artan bir hastalıktır. “Şişmanlık, kötü beslenme, hareketsizlik, aileden alınan genetik eğilim şeker hastalığının gelişmesine zemin hazırlamaktadır.” diyekonuştu.
  
 Şeker hastalığının özellikle de Tip 2 Diyabet olarak bilinen erişkin tip şeker hastalığının sinsi bir şekilde gelişip ilerlediğini kaydeden Dinç, bu nedenle erken teşhis ve tedavinin büyük önem taşıdığını kaydetti.
 Her üç kişiden birinin şeker hastası olduğunu halde bu hastalığın farkında olmadığını kaydeden Dinç, “Şeker hastalığının Tip 1 ve Tip 2 diyabet olarak iki türü vardır.  En çok Tip 2 diyabet görülür ve tüm hastaların %90 – 95’ini oluşturmaktadır. Tip 1 diyabet daha çok çocuklarda görülen ve insülin ile tedavi edilmesi gereken bir şeker hastalığı türüdür. Bu hastalarda insülin salgılanması olmadığından ancak dışardan yapay insülin ile tedavi süreci izlenir. Tip 1 diyabet, 9 aylıktan itibaren ve en sık 12–14 yaşlarında ortaya çıkar.  İnsülin direnci, diyabet ve gizli şeker çağımızın en sık rastlanan hastalığıdır.  Önce gizli şeker oluşur, dikkat edilmez ve uygun beslenme değişikliği yapılmaz ise diyabet yani şeker hastalığı oluşur. Kan şekerinin sabah aç karınla yapılan ölçümünde, değer olarak 126 mg'ı geçmesi şeker hastalığını düşündürür. Tip 2 diyabeti ve gizli şekeri olan kişilerde aynı zamanda tansiyon yüksekliği, kanda trigliserid yüksekliği, insülin hormonu yüksekliği, ürik asit yüksekliği, karın bölgesinde yağlanma ve şişmanlık bir arada ise buna Metobolik Sendrom denir. Bel çevresi genişliği artmış kişilerde bu hastalık daha sık görülmektedir. Ülkemizde metabolik sendrom yaklaşık her 100 kişinin 20 ya da 25’inde görülmektedir. Açlık kan şekerinin 90 ile 120 mlg arasında ve kan şekeri yükleme testi ile ikinci saatte kan şekerinin 140 ile 199 mlg arasında olmasına gizli şeker (şeker tolerans bozukluğu) adı verilir. Toplumda her 4 kişiden birinin gizli şeker hastası olduğu bilinmektedir.”şeklinde konuştu.

Tip 2 Diyabet için Risk Faktörlerini de anlatan Acıbadem Eskişehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Dinç:
 
Şişmanlık
Hareketsiz yaşamak
Bel çevresinin 90 cm'den fazla olması
Sigara içmek
Alkol kullanmak
Margarin kullanmak
Ailede şeker hastalığı geçmişi olması 
Tansiyon yüksekliği
Kan yağları yüksekliği
Stresli yaşam, üzüntü ve sıkıntı


Risk Faktörlerini Azaltmak İçin Neler Yenilmelidir? 

Çavdar ekmeği, zeytinyağı, ceviz, badem, bulgur pilavı, sebze, meyve tüketilmelidir.
Bol su içilmelidir. 
Rezene, ıhlamur gibi bitki çayları tüketilmelidir. 
Bol salata, beyaz et, ve kuru baklagil yenilmelidir.


Son günlerde yapılan bilimsel araştırmalar sonucu alzheimer'in diyabet ile ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Birbiriyle ilişkili, ortak bir mekanizmaya sahip olduğu kanısı vardır. Alzheimer şimdiden Tip 3 diyabet olarak ilan edilmiş durumdadır. Diyabetlilerde alzheimer riskinin 2 kat fazla olması tesadüf değildir. Çünkü; diyabet, kolesterol, hipertansiyon ve egzersiz azlığı alzheimer için önemli risklerdir.

Faydaları Saymakla Bitmiyor

Faydaları Saymakla Bitmiyor

Demre Devlet Hastanesi Diyetisyeni İsmet Söğüt, her yıl Muharrem ayında yapılan aşurenin çocuklar ve enerji ihtiyacı olanlar için önemli bir besin kaynağı olduğunu söyledi. Demre Devlet Hastanesi Diyetisyeni İsmet Söğüt, her yıl Muharrem...

14 Kasım 2014 Cuma 12:30
Faydaları Saymakla Bitmiyor
Demre Devlet Hastanesi Diyetisyeni İsmet Söğüt, her yıl Muharrem ayında yapılan aşurenin çocuklar ve enerji ihtiyacı olanlar için önemli bir besin kaynağı olduğunu söyledi. 
Demre Devlet Hastanesi Diyetisyeni İsmet Söğüt, her yıl Muharrem ayında zengin malzemelerle yapılan aşurenin sağlık için çok faydalı bir tatlı olduğunu belirtti. Diyetisyen Söğüt, aşurenin içinde bulunan vitaminler, mineraller ve protein nedeniyle özellikle çocuklar ve enerjiye ihtiyacı olan kişiler için önemli bir besin kaynağı olduğunu, yılda sadece bir ay değil, daha sık yapılarak dengeli bir şekilde tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Söğüt, içeriğinde 15 çeşit tahıl, kuru ve yaş meyve, kurubaklagil, yağlı tohum çeşitleri içeren aşurenin bu çeşitliliği sayesinde vitamin ve mineral deposu olduğunu söyledi.

ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNDE ÖNEMLİ
Özellikle çocukların gelişim döneminde fazla miktarda enerji tükettiğine dikkat çeken Söğüt, bu eksikliğin giderilmesi konusunda yüksek enerji içeren ve içinde tahıl ve şeker olduğu için fazla miktarda kalori olan aşurenin, çocukların gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Söğüt, aşurenin enerjiye ihtiyacı olan çocuklar, gelişme dönemindeki ve günlük enerji ihtiyacı yüksek kişiler için çok iyi ve dengeli bir enerji kaynağı olduğunu belirterek "Çoğumuzun severek yediği aşure pek çok hastalığın da önleyicisi konumunda” dedi.

KİLO PROBLEMİ OLANLAR DİKKAT
Diyetisyen Söğüt, yüksek kalori içerdiği için kilo problemi, kronik hastalığı olanların aşureyi doktor ve diyetisyenlerin önerdiği ölçüde tüketmesi gerektiğini söyledi. 1 kase aşurede 400 kcal kalori bulunduğunu belirten Söğüt, diyet yapan ve kilo almaya eğimli kişiler için yarım kase tüketilmesinin faydalı olacağını anlattı.

FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR
Söğüt, “Aşure yapılırken şeker yerine bal veya pekmez konularak yapılırsa kalorisi azaltılmış olur” önerisinde bulundu. 
Aşurenin faydalarının saymakla bitmediğini belirten Diyetisyen İsmet Söğüt, şöyle konuştu: "Bol posa içerir, baklagil, incir, kuru kayısı gibi barsak hareketlerini hızlandıran besinler bulunduğu için kabızlık, hazımsızlık gibi problemlere iyi gelir. Hayvansal yağ- kolesterol içermez; tamamen tahıl, kurubaklagil ve meyveden hazırlandığı için hiçbir şekilde hayvansal yağ-kolesterol içermez. İçeriğine katılan tüm besleyici malzemeler sayesinde aşurede B2, B1, C, A vitamininin yanı sıra bol miktarda demir, çinko, fosfor, kalsiyum ve sodyum vardır. İçinde fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar bulunur. Fındık, ceviz Q-3 başta olmak üzere demir, kalsiyum, E vitamini ve B grubu vitaminleri içerir. Bu yüzden özellikle kalp hastalıklarına yararlı besin öğeleri içerir. Bitkisel protein içerir; nohut, kuru fasulye, bakla, fındık gibi. Bitkisel protein çocuklar ve yaşlılar için önemlidir. C vitamini içerir. İçeriğinde incir, kayısı, nar ve portakal gibi meyveler olduğu için bol C vitamini ve posa içerir. Zihin yorgunluğuna, kalp hastalıklarına, cilt lekelerine iyi gelmekte ve anne sütünü artırmaya da yardımcı olmaktadır.”
(İHA)

Eskişehirli bilim adamına büyük onur

Eskişehirli bilim adamına büyük onur

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hikmet Hassa’ya "Yaşam Boyu Başarı Ödülü” verildi.

14 Kasım 2014 Cuma 12:35
Eskişehirli bilim adamına büyük onur
  Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hikmet Hassa’ya "Yaşam Boyu Başarı Ödülü” verildi. 

Antalya’da yapılan ve binden fazla katılımcının bulunduğu Türk Üreme Tıbbı Derneği (TSRM) 2014 Ulusal Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Kongresi’nde, Prof. Dr. Hikmet Hassa’ya ödülünü Kongre Başkanı Prof. Dr. Gürkan Uncu takdim etti. Prof. Dr. Hikmet Hassa ödül takdiminin ardından yaptığı konuşmada kendisi, ailesi ve mesleği için ömründe ayrıcalıklı bir zaman diliminde bulunduğunu belirtti. Konuşmasında ayrıca genç meslektaşlarına bazı öğütlerde bulunan Prof. Dr. Hikmet Hassa, dernek yönetim kurulu ile organizasyonda emeği geçenlere de teşekkür etti.

Bunu Sakın Yapmayın!

Bunu Sakın Yapmayın!

Düzce Halk Sağlığı Müdür Vekili Dr. Mahir Arslan, evlerde ilaçların kilitli dolaplarda saklanması gerektiğini belirterek, çocuklara ilacın şeker diye verilmemesi uyarasında bulundu.Dr. Arslan, çocukluk çağında hayati tehlikeye neden olabilen...

15 Kasım 2014 Cumartesi 10:02
Bunu Sakın Yapmayın!
Düzce Halk Sağlığı Müdür Vekili Dr. Mahir Arslan, evlerde ilaçların kilitli dolaplarda saklanması gerektiğini belirterek, çocuklara ilacın şeker diye verilmemesi uyarasında bulundu.
Dr. Arslan, çocukluk çağında hayati tehlikeye neden olabilen zehirlenmelerin çoğunlukla anne babaların kullandıkları ilaçları ortada bırakmalarından meydana geldiğini belirterek ilaçları kilitli dolaplarda saklanılması gerektiğini söyledi.
“Çocuğunuza ilacı şeker diye vermeyin” diyen Arslan, “Çocukların ilaç içmesini kolaylaştırmak için ilaçların şeker olarak gösterilmesi son derece yanlıştır. İlaç kutusunu gören çocuk şeker olduğunu düşünerek bu ilaçları yutabilir ya da arkadaşına, küçük kardeşine verebilir. Bu problemi önlemek için ise çocuğa ilaçların ilaç adı altında verilmesi gerekir. Anne ve babasını ilaç içerken gören çocuklar bunu taklit ederek ilaç içebilmektedir” dedi.
Dr. Arslan çocuklarda zehirlenmeyi anlamak için ise “Ebeveynler çocukları ilaç içerken görebilir, ortada boş ilaç kutularını fark edebilir ya da çocuğun garip hareketlerinden anlayabilir. Çocukta beklenmedik uyku hali, kusmalar, garip kokular, dengesizlik, peltek konuşma gibi belirtiler zehirlenmenin belirtileri olabilir. Evde eksilen veya boşalan ilaç kutularının takibinin yapılması çok önemlidir. İlaçları çocuğun içip içmediğinden emin olmak için vakit kaybetmeden acilen bir hastaneye gidilmelidir. Hastaneye giderken bu ilaçları da yanınızda götürün. Yutulan her şeyi kusturmaya kalkmayın. Özellikle çamaşır suyu, kezzap, gaz yağı içmiş çocuğu kusturmayın. Çünkü bu tip kimyasallar yemek borusundan mideye geçerken organları yakar. Çocuğu kusturmak için ayran, sarımsaklı yoğurt yedirmeyin ya da tuzlu su içirmeyin. Bu uygulamalar tedaviye yardımcı değil aksine vakit kaybıdır” dedi.
(İHA)